PCR Testi Vermek İstemeyen Üyelerimiz İçin İtiraz Dilekçesi

PCR Testi Vermek İstemeyen Üyelerimiz İçin İtiraz Dilekçesi

PCR TESTİ VERMEK İSTEMEYEN OKUL YÖNETİCİSİ, ÖĞRETMEN, MEMUR,HİZMETLİ ARKADAŞLAR İÇİN TÜRK EĞİTİM-SEN GENEL MERKEZİMİZ TARAFINDAN HAZIRLANAN DİLEKÇE ÖRNEĞİ;

 

………………….…. MÜDÜRLÜĞÜNE

 

Kurumunuzda ……… Öğretmeni olarak görev yapmaktayım. 2021-2022 eğitim-öğretim yılının başlaması ile birlikte Covid-19 aşısı olmayan öğretmenlerin, haftada 2 defa PCR testi yaptırması zorunluluğu ile karşı karşıya bırakıldığını öğrenmiş bulunmaktayım. Öğretmenlerin isteğine bakılmaksızın zorunlu tutulan PCR testi uygulamasını kabul etmiyorum. Bu uygulama T.C. Anayasası ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınan kişi hak ve özgürlüklerine de aykırılık teşkil etmektedir. Şöyle ki;

 

T.C. Anayasası’nın “Kişinin dokunulmazlığı, maddî ve manevî varlığı” başlıklı 17. Maddesinde; “Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir. Tıbbi zorunluluklar ve kanunda yazılı hâller dışında, kişinin vücut bütünlüğüne dokunulamaz; rızası olmadan bilimsel ve tıbbi deneylere tabi tutulamaz. Kimseye işkence ve eziyet yapılamaz; kimse insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabi tutulamaz.” “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması” başlıklı 13. Maddesinde ise; “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.” denilmektedir.

 

Ülkemizin taraf olduğu İnsan Hakları ve Biyotıp Sözleşmesinin 5. Maddesinde; “Sağlık alanında herhangi bir müdahâle, ilgili kişinin bu müdahâleye özgürce ve bilgilendirilmiş bir şekilde muvafakat etmesinden sonra yapılabilir. Bu kişiye, önceden, müdahâlenin amacı ve niteliği ile sonuçları ve tehlikeleri hakkında uygun bilgiler verilecektir. İlgili kişi, muvafakatini her zaman, serbestçe geri alabilir.” düzenlemesine yer verilmiştir.

 

Ayrıca, 24/12/2015 tarih ve 29572 sayılı resmi gazetede yayımlanan, Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu’nun 2013/1789 Başvuru nolu ve 11.11.2015 tarihli kararında, zorunlu aşı uygulaması hususunda verilen tedbir kararı nedeniyle başvurucunun maddi ve manevi varlığının korunması ve geliştirilmesi hakkının ihlal edildiğine karar verilmiştir.

 

Kararın gerekçesinde; tıbbi müdahalelere ilişkin gerek ulusal gerek uluslararası alandaki mevzuat hükümlerinin rıza unsurunu temel şart olarak öngörmekte olduğu, rıza şartına istisna getirilebilecek hâllerin genel olarak acil durumlar bağlamında tıbbi zorunluluk hâlleri ile kanunda belirtilen durumlarla sınırlandırıldığı, tıbbi zorunluluk kavramının ise genel olarak hastanın rızasının alınmasının mümkün olmadığı, ancak müdahalede bulunulmaması durumunda telafisi güç zararların doğacağı ve çoğu zaman hastanın yaşamını yitirmesinin söz konusu olacağı durumları ifade etmek üzere kullanıldığı, bu kapsamda yapılan müdahalelerin meşruluğunun denetlenmesinde, Anayasanın 13. maddesinde yer alan güvence ölçütlerinin dikkate alınmasının zorunlu olduğu, hak ve özgürlüklerin kanunla sınırlanması ölçütünün anayasa yargısında önemli bir yere sahip olduğu, hak ya da özgürlüğe bir müdahale söz konusu olduğunda öncelikle müdahaleye yetki veren bir kanun hükmünün mevcut olup olmadığına bakılması gerektiği açıkça ifade edilmiştir.

Bu bağlamda, ülkemizin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler ve T.C. Anayasasının kişi hak ve özgürlüklerini güvence altına alan amir hükümleri dikkate alındığında, tıbbi müdahalelerde rıza şartının arandığına şüphe yoktur ve bu alandaki hak ve özgürlükler ancak kanun hükmü ile sınırlandırılabilecektir. Buna göre, Covid-19 aşısı olmayanlara PCR testi uygulamasının zorunlu tutulması ve PCR testi olmak istemeyenlerin herhangi bir yaptırım ile karşı karşıya bırakılması açıkça hukuka aykırıdır.

 

Yukarıda açıklanan nedenlerle, haftada 2 defa PCR testi zorunluluğuna tabi tutulmama ilişkin uygulamaya itiraz ediyorum. Bu uygulamanın geri alınmasını ve tarafımın bu uygulamaya rıza göstermemesi nedeniyle herhangi bir yaptırım ile karşı karşıya bırakılmamasını talep ediyorum. Aksi takdirde her türlü yasal başvuru hakkımı saklı tuttuğumu bildirir, gereğini arz ederim

 

……/……/2021

Ad-Soyad

Imza

 

 

 

GENEL BAŞKAN: “ZORUNLU PCR TESTİ ANLAMSIZDIR! AMACA HİZMET ETMEZ!”

Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, 25.08.2021 tarihinde Türkiye Kamu-Sen’in youtube kanalına katılarak 6 Eylül tarihinde başlayacak olan yüz yüze eğitim hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Genel Başkan Geylan, geride bırakılan süreçte uzaktan eğitimin yüz yüze eğitimin yerini tutmadığının görüldüğünü söyleyerek, bunun yanı sıra bir takım ekonomik ve teknik eksikliklerden dolayı uzaktan eğitime erişemeyen çok ciddi bir öğrenci kesiminin olduğunu, bunun da eğitimde fırsat eşitsizliğini derinleştirdiğini kaydetti. Bu nedenle bir an önce yüz yüze eğitime başlanması gerektiğini bildiren Geylan, salgının yayılmaması ve öğrencilerin, öğretmenlerin ve eğitim çalışanlarının sağlığını korumak için bütün tedbirlerin hızlıca alınmasını istedi. Sadece öğretmenlerin ve diğer eğitim çalışanlarının değil, servis ve kantin görevlilerinin de aşı ve covid takiplerinin yapılmasını isteyen Geylan, hijyen koşullarının sağlanması için de yardımcı personel eksiği olan tek bir okulumuzun dahi bırakılmaması gerektiğini kaydetti.

Öğrenci sayısı çok olan okullara daha az öğrenci sayısına sahip okulların sınıfları tahsis edilmelidir.

Salgın koşullarının gerektirdiği tedbirleri almak için okullarımıza ek bütçe tahsis edilmesini isteyen Geylan, “Teneffüs süreleri uzatılmalı, sınıflar sıklıkla havalandırılmalı, ders süreleri uzaktan eğitimde olduğu gibi 30 dakika olarak ayarlanmalıdır. Maske başta olmak üzere covid tedbirlerinin gerektirdiği malzemeler yeterli sayıda temin edilmelidir. Öğrenci sayısı çok olan okullara daha az öğrenci sayısına sahip olan ve fiziki imkanları müsait olan okulların sınıfları tahsis edilmelidir. Her eğitim bölgesine mobil sağlık ekibi tahsis edilerek hem okullarımızda sağlık tedbirlerinin alınması sağlanmalı hem de öğrencilerin covid-19 takipleri yapılmalıdır” diye konuştu.

Şu an covid-19 salgınına karşı tek silahın aşı olduğunun altını çizen Geylan, “Dolayısıyla her vatandaşımızın aşıya karşı talepkâr olmasını doğru buluyorum. Aşı gündeme geldiği andan itibaren Sağlık Bakanlığı’na çağrıda bulunarak; aşılanacak öncelikli guruplar arasına eğitim çalışanlarının dahil edilmesini istedik. İlkokul, ortaokul ve lise düzeyinde yaklaşık 18 milyon öğrenci ve 1 milyonu aşkın eğitim çalışanının okullarda toplu halde bulunacağı için eğitim çalışanlarının korunmasının aynı zamanda toplum sağlığını korumak anlamına geleceğini ifade ettik. Dolayısıyla eğitim çalışanlarının öncelikli aşılanma grubu içinde yer alması gerektiğinin üzerini basa basa çizdik.” dedi.

Öğrencinin ailesinin, kullandığı toplu taşıt aracının şoförünün, alışveriş yaptığı mahalle bakkalının PCR testi ile covid takibini yapamayacaksınız. Ancak öğretmeninden zorunlu test yaptırmasını isteyeceksiniz. Bu, hem anlamsızdır hem de amaca hizmet eden bir uygulama olmayacaktır.

Zorunlu PCR testi tartışmalarına da değinen Geylan, “Bu uygulanabilir değil. Öğrencinin ailesinin, kullandığı toplu taşıt aracının şoförünün, alışveriş yaptığı mahalle bakkalının, otobüste yanında oturduğu yolcunun, akşam oturmaya gelen komşusunun, parkta oynadığı arkadaşının ve arkadaşının ailesinin PCR testi ile covid takibini yapamayacaksınız. Ancak öğretmeninden zorunlu test yaptırmasını isteyeceksiniz. Bu, hem anlamsızdır hem de amaca hizmet eden bir uygulama olmayacaktır. Tabi ki aşı noktasında teşvik edelim ama zorunlu PCR testini çok anlamlı görmüyorum. Zaten 6 Eylül’den itibaren tüm toplu etkinliklere iştiraklerde, tüm toplu taşıma araçlarına binişlerde ya aşı kartını göstereceksiniz ya da son 48 saat içindeki PCR testi sonucunu göstereceksiniz. 1,5 yıl süre içinde toplam PCR testini gün ve nüfusa böldüğünüzde ciddi bir yekûna tekabül eder. Dolayısıyla bunu çok uygulanabilir görmüyorum. Aşıyı teşvik için getirildiğini düşünüyorum. Dolayısıyla gereksiz tartışmalara neden olacak bu karar yeniden gözden geçirilmelidir” diye konuştu.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

Scroll To Top
Yandex.Metrica